Yargı Kararı

Aksi Bir Delil Sunulamaması Halinde Tenkis Davasında Hak Düşürücü Sürenin Dava Tarihi Değil Daha Sonraki Bir Tarih Olarak Değerlendirilmesi Gerektiği

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/6493 Karar No: 2019/1739 Karar Tarihi: 11.03.2019

 

ÖZET: Bilindiği üzere; tenkis davalarında hak düşürücü süreyi düzenleyen Türk Medeni Kanununun 571. maddesinde iki ayrı ilkeye yer verilmiştir. Birincisi saklı payın ihlal edildiğini öğrenme gününü esas alan bir yıllık süre, diğeri ise, vasiyetnameler için açıldıkları günden, tenkise tabi diğer bütün tasarruflar için de miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren on yıllık süredir. Somut olayda, davacı temliki, 16.02.2012 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davası devam ederken öğrendiğini iddia etmiş, bunun aksi bir delil davalı tarafından ileriye sürülmemiştir. Bu durumda hak düşürücü süre hesaplanırken dava tarihi değil, daha sonraki bir tarihin gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Dolayısıyla eldeki davada hak düşürücü sürenin geçtiği söylenemez. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 565/4. maddesi gereğince mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmaların tenkise tabi olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, TMK ‘nın 565/4. maddesi gereğince mirasbırakanın bu işlemi mirasçıların saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacı ile yaptığı kanıtlanmış değildir. Davanın reddedilmesi bu gerekçe ve sonucu itibari ile doğrudur. Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, karar verilmiştir.

(4721 S. K. 565, 571)

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu … parsel sayılı taşınmaz mirasbırakan babaları …’ün bedelini ödeyerek satın alıp davalı … adına tescil ettirdiğini işlemin mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını, saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek, 10.000 TL saklı pay bedelinin tahsilini istemiştir.

Davalı, taşınmaz bedelinin tarafından ödendiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

KARAR
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu … parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan babaları … tarafından satın alınıp davalı … adına tescil ettirdiğini işlemin mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını, saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek, 10.000 TL saklı pay bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazın bedelinin tarafından ödendiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan …’ün 23.10.2011 tarihinde ölümü üzerine davacı oğlu …, davalı oğlu … ile dava dışı eşi …’nin mirasçı olarak kaldıkları, 17901 parsel sayılı taşınmaz … adına kayıtlı iken 16.03.2001 tarihinde satış suretiyle davalı … ‘e temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; tenkis davalarında hak düşürücü süreyi düzenleyen Türk Medeni Kanununun 571. maddesinde iki ayrı ilkeye yer verilmiştir. Birincisi saklı payın ihlal edildiğini öğrenme gününü esas alan bir yıllık süre, diğeri ise, vasiyetnameler için açıldıkları günden, tenkise tabi diğer bütün tasarruflar için de miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren on yıllık süredir.

Somut olayda, davacı temliki, 16.02.2012 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davası devam ederken öğrendiğini iddia etmiş, bunun aksi bir delil davalı tarafından ileriye sürülmemiştir. Bu durumda hak düşürücü süre hesaplanırken dava tarihi değil, daha sonraki bir tarihin gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Dolayısıyla eldeki davada hak düşürücü sürenin geçtiği söylenemez.

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 565/4. maddesi gereğince mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmaların tenkise tabi olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, TMK ‘nın 565/4. maddesi gereğince mirasbırakanın bu işlemi mirasçıların saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacı ile yaptığı kanıtlanmış değildir. Davanın reddedilmesi bu gerekçe ve sonucu itibari ile doğrudur.

Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 15.20.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Manavgat Avukat

Recent Posts

Ankara’daki hakim ve savcılara idari izin kararı; Duruşmalar ve keşifler yapılacak

Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla kentteki…

2 gün ago

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na Aykut Çelik atandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aykut Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na atandı. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel…

2 gün ago

Erinç Sağkan meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran avukatlara plaket takdim etti

Ziyaret kapsamında, meslekte 40 ve 50 yılını dolduran avukatlar ile 60 yılını dolduran Av. Ziya…

2 gün ago

Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’na Serdar Mutta seçildi

YSK'da başkan Ahmet Yener dahil 6 üyenin görev süresinin dolması nedeniyle, Yargıtay ve Danıştay Genel…

1 ay ago

Yargıtay’a seçilen üyeler mazbatasını aldı

Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu tarafından Yargıtay’da boş bulunan 8 üyelik için yapılan…

1 ay ago

TBB ve barolar, avukata yönelik şiddete karşı TBMM’ye yürüdü

Baro Başkanları, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu kararı ve TBB Başkanı Av. R. Erinç…

1 ay ago