Virüsün ülkemizde görülmeye başlaması ve hasta sayısının gün geçtikçe artmasıyla birlikte Bakanlıklar belli bazı önlemler almıştır. Bunların içinde restoran, kafe,bar, eğlence mekanlarının kapatılması yer alıyorken henüz ülkemizde uygulanmamış olsa da sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ülkeler de mevcuttur. Bu önlemler normal şartlar altında kişilerin hak ve özgürlüklerini kısıtlayan tedbirlerdir. Bireylerin temel hak ve özgürlükleri Anayasamızda ele alındığı üzere özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın alakalı maddelerinde belirtilen nedenlerle bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne,özüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ters düşemezler. Alakalı maddelerde bahsedilen bu nedenlerden biri de genel sağlığın ve kamu düzeninin korunmasıdır. Salgın nedeniyle bireylerin seyahat özgürlüğü ve serbestçe hareket etme hakkı kısıtlanabilir. Virüs taşıdığından şüphe edilen şahıslar vücutlarından kan, sıvı örneği alınmasına katlanmak durumunda kalabilir. Yukarıda bahsedildiği üzere sokağa çıkmak da yasaklanabilir. Karşı karşıya olduğumuz virüs salgını gibi durumlarda bulaşıcı hastalıkların toplum sağlığını tehdit etmesi hali Devlet’in bu önlemlerine karşı hukuka uygunluk sebebi oluşturmaktadır. Devlet ve Sağlık Bakanlığı’nın ilk önceliği vatandaşların sağlığını korumaktan geçer. Salgının yayılmasını önlemek için tedbirler almak Bakanlığın kanundan kaynaklanan görevidir. Virüsün temas ettiği kimseler bu yükümlülükler kapsamında ve kamu sağlığını korumak maksatlı karantinaya alınmaktadırlar. Karantinaya alınan kişilerin tedavi edildikleri süre boyunca bulundukları sağlık kurumunun dışına çıkması kesinlikle yasaktır.
Türk Medeni Kanunu “Madde 432- Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle toplum için tehlike oluşturan her ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması hâlinde, tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya alıkonulabilir. Görevlerini yaparlarken bu sebeplerden birinin varlığını öğrenen kamu görevlileri, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. “ gereğince karantina süresi tamamlanana kadar, kişi kimi hürriyetlerinden yoksun kalır. Bireyin sağlık tedbirlerine direnmesi sonucunda zor kullanmak suretiyle müdahale edilmesi de söz konusudur.
Genel toplum sağlığının ve kamu düzeninin korunması adına idarenin yükümlülükleri dışında vatandaşlara da alınan tedbirlere uyma yükümlülüğü düşmektedir; aksi halde ise kişiye cezai sorumluluk öngörülmüştür.
Türk Ceza Kanunu 195. maddesinde “Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” demektedir.
Kamuya karşı işlenen suçlar kategorisinde yer alan bu suç türü hastalığın bulunduğu yerle bir sebeple teması bulunan kimseleri korumaya yöneliktir. Bu suçla alakalı soruşturma ve kovuşturma kişilerin şikayetine bağlı olmayarak, re’sen yürütülür. Yani savcılık veya kolluk, bu önlemlere uymayan kişinin bilgisini aldıktan sonra süreci kendiliğinden başlatır.
Sonuç olarak idare tarafından alınmış tedbirler, karantina uygulamaları birçok hak ve özgürlüğü kısıtlamaktadır. Burada vurgulanması gereken bu önlemlerin toplum yararı ve sağlığı için alınmış olduğu ve kişilere de bunlara katlanma yükümlülüğü getirmesi durumudur. Salgının yayılmasını önlemek için her türlü önlem alınmalı, tedavi için çalışılmalı ve bu süreçte alınan önlemler ve karantina uygulamaları insanlık onurunu zedeleyici olmamalıdır.
Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla kentteki…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aykut Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na atandı. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel…
Ziyaret kapsamında, meslekte 40 ve 50 yılını dolduran avukatlar ile 60 yılını dolduran Av. Ziya…
YSK'da başkan Ahmet Yener dahil 6 üyenin görev süresinin dolması nedeniyle, Yargıtay ve Danıştay Genel…
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu tarafından Yargıtay’da boş bulunan 8 üyelik için yapılan…
Baro Başkanları, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu kararı ve TBB Başkanı Av. R. Erinç…