Akarca, ülkede içtihat birliğinin sağlanmasında en etkili aracın gerekçeli kararlar olduğunu belirterek, “Kaliteli gerekçeli karar, kaliteli adalettir. Tutarlı ve istikrarlı gerekçeli kararlar, uyuşmazlıkların nasıl çözüleceği konusunda somut ve detaylı rehberlik sunarak, kanun önünde eşitliği sağlar ve yurt çapında içtihat birliğini güçlendirir; halkın yargıya duyduğu güveni daha da artırır. Bu nedenle gerekçeli kararların kalitesinin yükseltilmesi için son 1 yıl içinde kapsamlı ve sistematik bir çalışma yürütülerek, gerekçeli karar yazım rehberi geliştirilmiştir. Yargıtay Başkanlar Kurulu’nca onaylanan ve pilot uygulamaları başlanan gerekçeli karar yazım rehberi, önümüzdeki yıldan itibaren uygulanmaya başlanacaktır” diye konuştu.
Yargı kararlarının eleştirilebileceğini belirten Akarca, “Fakat bu eleştirilerin bilimsel yöntemlere, evrensel ilkelere ve hukuka uygun yapılması gerekir. Mahkemelerimizin verdiği kararların, hakimlerimizin verdiği tutuklama, tahliye, serbest bırakma, tutuksuz yargılanma, savcılarımızın verdiği takipsizlik, kovuşturmaya gerek olmadığına dair karar verme ve yahut dava açma şeklinde veya mahkeme kararların eleştirilmesi mümkün. Dediğim gibi bilimsel yöntemlere, evrensel ilkelere uygun olmalı, hukuka uygun olmalı, insaf ve vicdan ölçülere içinde olmalı ama en önemlisi; yargı süreçlerinin bitmiş olması gerekir. Daha itiraz, istinaf sistemi, temyiz yolu mümkün iken, başından itibaren bütün yargı mensuplarına yönelik haksız ve ağır saldırı niteliğindeki görüş ve ifadeleri; bizim kabul etmemiz mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
Akarca, “Yargıtay kararları, Anayasa Mahkemesi kararları, AİHM kararları; elbette eleştirilebilir. Hiçbir kararı kutsayacak değiliz. Ama bu kararlara saygı duyulmalı, kararlar eleştirilebilir ama yargı mensuplarına saldırı yapılmamalı, haksızlık yapılmamalı, bunun için de tüm insanların, güç odaklarının, sosyal medya kullanıcılarının bunu çok dikkatli dinlemeleri gerekir. Elbette Anayasa Mahkemesi’ne göre mahkemelere tavsiye, telkin ve baskı yapılamaz. Görüş ve öneride bulunulamaz. Bu Anayasa’nın açık hükmü ortada dururken, buna aykırı şekilde söylem geliştiren insanları bir kez daha anayasal çizgiye, hukuka uygun davranmalarına davet ediyorum. Bunun için de barodaki meslektaşlarımızın da mahkemenin verdiği karardan sonra basın mensuplarını gördüğünde; yapacağı açıklamalara çok dikkat etmeleri gerekir. Mahkemelerimizi, hakimlerimizi ve savcılarımızı onurunu zedeleyecek söylemlerden herkesin kaçınması gerekir.” dedi.
01.07.2022
YSK'da başkan Ahmet Yener dahil 6 üyenin görev süresinin dolması nedeniyle, Yargıtay ve Danıştay Genel…
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu tarafından Yargıtay’da boş bulunan 8 üyelik için yapılan…
Baro Başkanları, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu kararı ve TBB Başkanı Av. R. Erinç…
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yargıya yönelik müdahalelere ve İzmir’de kurulmak…
TBB Avukat Hakları Merkezi tarafından, “meslektaş adayı stajyer avukatlar nezdinde hak temelli yaklaşım farkındalığının artırılması”…
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Avukat Hakları Merkezi tarafından düzenlenen "Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi…