ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ YENİ HUKUK FAKÜLTELERİ AÇILMAMALI DEDİ
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Ülkemizde yeni hukuk fakültelerinin açılmaması konusunda bir iradeye sahibiz. YÖK’le de bu konuda mutabıkız. İnşallah yeni dönemde bunların açılmadığı bir Türkiye’yi oluşturma gayretini birlikte sürdürüyoruz.” dedi.
Bakanlık olarak, vatandaşımızın adalete erişimini ve adalete olan güvenini yargı hizmetlerinden memnuniyeti artırmak için yapılması gerekenler hususunda büyük bir gayretin içerisindeyiz. Ama burada şunun altını çizmekte fayda görürüm. Zaman zaman hizmetleri mukayesesi yapılır. Yol hizmetiyle sağlık hizmetiyle eğitim hizmetiyle adalet hizmetlerinin mukayesesini yapmak adalet hizmeti sunanlara karşı büyük bir haksızlığa yol açmaktadır. Neden derseniz? Bakın şu anda 2021 yılı içerisinde 14 milyon. Yargıtay, istinaf, savcılık ilk derece idare toplam 14 milyon civarında bir dosya şu anda olduğu söylendi. Tabii bir düşünün, yılda da yaklaşık 8, 8,5 milyon dosyanın görüşüldüğü bir yargı sisteminde davacı ve davalı var. Öte yandan sanık var, müşteki müdahil var. Bunu ne anlama gelir? Yarısı kaybediyor, sistem gereği yarısı kazanıyor. Yani bir sistemde düşünün yarısı kaybediyor, yarısı kazanıyor. Burada memnuniyeti 70’lere, 80’lere çıkarma imkanı var mı? İkinci bir yön, kazanan da istediği gibi kazanmıyor. Örneğin tazminat davası açmış, 100 bin TL tazminat talep ediyor. Ama mahkeme ona 10 bin TL tazminat vermiş. Ondan, o da memnun değil. Müşteki olmuş, müdahil olmuş, hapis cezası şu kadar alsın istiyor, tahrik uygulanmasın istiyor, mahkeme tahriki üst düzeyde uygulamış. Kazanan da kazandığından memnun değil. O zaman elinizi vicdanınıza koyun. Böyle bir uygulamada adalet hizmetlerini ölçümlerken, tartarken yarısının zaten memnun olmadığı kazananın da istediği gibi kazanamadığı bir sistemde bunları ölçümlerken, değerlendirirken, diğerleriyle kıyas yapmak adalet hizmeti sunan hakimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza ve onlara yardımcı olan herkese gerçekten büyük bir haksızlık oluşturmaktadır. Her şeyi yerli yerine koymak, yerli yerince tartmak, yerli yerince değerlendirmek bizi doğru sonuca götürür. Ama bu demek değildir ki bu alanda sıkıntı yok. Elbette sıkıntılarımız var. O sıkıntıları gidermek için de bizim hükümet olarak aldığımız tedbirler var. Alacağımız tedbirler var. Bunların üzerinde kararlı bir şekilde çalışmamızı sürdüreceğiz.
