Categories: Yargı Kararı

Anlaşmalı Boşanmanın Sağlanması İçin Nafaka Talebinin Kabul Edilmesinden Sonra İptali ve ya Azaltılması İstemi

T.C.

YARGITAY

3. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/10279

K. 2008/15022

T. 18.9.2008

 

ANLAŞMALI BOŞANMA ( Boşanmadan Sonra Nafaka Davası Açıldığı/Davalının Yetim Maaşı Alması Nedeniyle Açılan Davada Davalının Yoksulluk Nafakasının Azaltıldığı – Boşanma Davasında Davacının Davalının Yetim Maaşı Alacağı Konusuna Vakıf Olduğu/Davacının Talebinde İyiniyetli Olmadığı )

YOKSULLUK NAFAKASI ( Tarafların Anlaşmalı Olarak Boşanırken Yoksulluk Nafakası Ödenmesine Karar Verildiği/Davacının Davalının Yetim Maaşı Alması Nedeniyle Nafakanın Azaltılması İçin Dava Açtığı – Davacının Boşanırken Eşinin Maaşı Alacağına Dair Bilgisi Olduğu/Davanın Reddedileceği )

NAFAKANIN AZALTILMASI ( Tarafların Anlaşmalı Olarak Boşanırken Yoksulluk Nafakası Ödenmesine Karar Verildiği/Davacının Davalının Yetim Maaşı Alması Nedeniyle Nafakanın Azaltılması İçin Dava Açtığı – Davacının Boşanırken Eşinin Maaşı Alacağına Dair Bilgisi Olduğu/Davanın Reddi Gerektiği )

YETİM MAAŞI ALINMASI NEDENİYLE NAFAKANIN AZALTILMASI TALEBİ ( Tarafların Anlaşmalı Olarak Boşandığı/Davacının Boşanırken Eşinin Maaşı Alacağına Dair Bilgisi Olduğu – Davacının Talebinde İyiniyetli Olmadığı/Talebin Reddine Karar Verileceği )

 

ÖZET : Nafaka davasında; taraflar yaklaşık 34 yıllık evlilikten sonra anlaşmalı olarak boşanmış ve onaylanan anlaşma gereğince aylık yoksulluk nafakası verilmesi kararlaştırılmıştır. Aradan yaklaşık 7 ay geçtikten sonra işbu nafakanın kaldırılması, olmazsa azaltılması istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece, davalının asgari ücretin üzerinde yetim maaşı alması nedeniyle nafaka miktarı azaltılmıştır. Oysa boşanmakla davalı kadının yetim maaşı alabileceği davacı tarafından öngörülebilir bir durum olup, davacı koca da bunu bilerek ve sırf boşanmayı gerçekleştirmek amacıyla yoksulluk nafakası ödemeyi kabul etmiştir. Buna rağmen nafakanın kaldırılması ya da azaltılması istemiyle dava açılması, hakkın kötüye kullanılması olduğu gibi, iyi niyetle ve ahde vefa ile de bağdaşmamaktadır. Verilen karar hukuka aykırıdır.

 

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:

 

KARAR : Davada, anlaşmalı boşanma ile kabul edilen aylık 200.YTL yoksulluk nafakasının, davalının yetim maaşı alması nedeniyle kaldırılması, olmazsa azaltılması istenilmiş; mahkemece, davalının asgari ücretin üzerinde yetim maaşı alması nedeniyle nafaka miktarı 100.YTL’ye indirilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

 

TMK. mad. 176/1V hükmüne göre: “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Aynı şekilde 331. madde uyarınca; “…durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.”

 

Somut olayda, taraflar yaklaşık 34 yıllık evlilikten sonra anlaşmalı olarak Nisan 2006 tarihinde boşanmış ve onaylanan anlaşma gereğince aylık 200 YTL yoksulluk nafakası verilmesi kararlaştırılmış, aradan yaklaşık 7 ay geçtikten sonra işbu nafakanın kaldırılması, olmazsa azaltılması istemiyle dava açılmıştır. Oysa boşanmakla davalı kadının yetim maaşı alabileceği davacı tarafından öngörülebilir bir durum olup, davacı koca da bunu bilerek ve sırf boşanmayı gerçekleştirmek amacıyla yoksulluk nafakası ödemeyi kabul etmiştir. Buna rağmen nafakanın kaldırılması ya da azaltılması istemiyle dava açılması, hakkın kötüye kullanılması olduğu gibi, iyi niyetle ve ahde vefa ile de bağdaşmamaktadır. Tarafların 7 ay öncesine göre sosyal ve ekonomik durumlarında olağanüstü bir değişiklikte olmadığına göre delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu nafakanın indirilmesi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

 

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

manavgatavukat

Recent Posts

Ankara’daki hakim ve savcılara idari izin kararı; Duruşmalar ve keşifler yapılacak

Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla kentteki…

2 gün ago

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na Aykut Çelik atandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aykut Çelik, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na atandı. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel…

2 gün ago

Erinç Sağkan meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran avukatlara plaket takdim etti

Ziyaret kapsamında, meslekte 40 ve 50 yılını dolduran avukatlar ile 60 yılını dolduran Av. Ziya…

2 gün ago

Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’na Serdar Mutta seçildi

YSK'da başkan Ahmet Yener dahil 6 üyenin görev süresinin dolması nedeniyle, Yargıtay ve Danıştay Genel…

1 ay ago

Yargıtay’a seçilen üyeler mazbatasını aldı

Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu tarafından Yargıtay’da boş bulunan 8 üyelik için yapılan…

1 ay ago

TBB ve barolar, avukata yönelik şiddete karşı TBMM’ye yürüdü

Baro Başkanları, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu kararı ve TBB Başkanı Av. R. Erinç…

1 ay ago