Menu
En iyi Manavgat Avukatı
  • Anasayfa
  • Biz
  • İletişim
  • Blog
Close Menu
11/04/2020

Anlaşmalı Boşanmanın Sağlanması İçin Nafaka Talebinin Kabul Edilmesinden Sonra İptali ve ya Azaltılması İstemi

manavgatavukat Yargı Kararı

T.C.

YARGITAY

3. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/10279

K. 2008/15022

T. 18.9.2008

 

• ANLAŞMALI BOŞANMA ( Boşanmadan Sonra Nafaka Davası Açıldığı/Davalının Yetim Maaşı Alması Nedeniyle Açılan Davada Davalının Yoksulluk Nafakasının Azaltıldığı – Boşanma Davasında Davacının Davalının Yetim Maaşı Alacağı Konusuna Vakıf Olduğu/Davacının Talebinde İyiniyetli Olmadığı )

• YOKSULLUK NAFAKASI ( Tarafların Anlaşmalı Olarak Boşanırken Yoksulluk Nafakası Ödenmesine Karar Verildiği/Davacının Davalının Yetim Maaşı Alması Nedeniyle Nafakanın Azaltılması İçin Dava Açtığı – Davacının Boşanırken Eşinin Maaşı Alacağına Dair Bilgisi Olduğu/Davanın Reddedileceği )

• NAFAKANIN AZALTILMASI ( Tarafların Anlaşmalı Olarak Boşanırken Yoksulluk Nafakası Ödenmesine Karar Verildiği/Davacının Davalının Yetim Maaşı Alması Nedeniyle Nafakanın Azaltılması İçin Dava Açtığı – Davacının Boşanırken Eşinin Maaşı Alacağına Dair Bilgisi Olduğu/Davanın Reddi Gerektiği )

• YETİM MAAŞI ALINMASI NEDENİYLE NAFAKANIN AZALTILMASI TALEBİ ( Tarafların Anlaşmalı Olarak Boşandığı/Davacının Boşanırken Eşinin Maaşı Alacağına Dair Bilgisi Olduğu – Davacının Talebinde İyiniyetli Olmadığı/Talebin Reddine Karar Verileceği )

 

ÖZET : Nafaka davasında; taraflar yaklaşık 34 yıllık evlilikten sonra anlaşmalı olarak boşanmış ve onaylanan anlaşma gereğince aylık yoksulluk nafakası verilmesi kararlaştırılmıştır. Aradan yaklaşık 7 ay geçtikten sonra işbu nafakanın kaldırılması, olmazsa azaltılması istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece, davalının asgari ücretin üzerinde yetim maaşı alması nedeniyle nafaka miktarı azaltılmıştır. Oysa boşanmakla davalı kadının yetim maaşı alabileceği davacı tarafından öngörülebilir bir durum olup, davacı koca da bunu bilerek ve sırf boşanmayı gerçekleştirmek amacıyla yoksulluk nafakası ödemeyi kabul etmiştir. Buna rağmen nafakanın kaldırılması ya da azaltılması istemiyle dava açılması, hakkın kötüye kullanılması olduğu gibi, iyi niyetle ve ahde vefa ile de bağdaşmamaktadır. Verilen karar hukuka aykırıdır.

 

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:

 

KARAR : Davada, anlaşmalı boşanma ile kabul edilen aylık 200.YTL yoksulluk nafakasının, davalının yetim maaşı alması nedeniyle kaldırılması, olmazsa azaltılması istenilmiş; mahkemece, davalının asgari ücretin üzerinde yetim maaşı alması nedeniyle nafaka miktarı 100.YTL’ye indirilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

 

TMK. mad. 176/1V hükmüne göre: “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Aynı şekilde 331. madde uyarınca; “…durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.”

 

Somut olayda, taraflar yaklaşık 34 yıllık evlilikten sonra anlaşmalı olarak Nisan 2006 tarihinde boşanmış ve onaylanan anlaşma gereğince aylık 200 YTL yoksulluk nafakası verilmesi kararlaştırılmış, aradan yaklaşık 7 ay geçtikten sonra işbu nafakanın kaldırılması, olmazsa azaltılması istemiyle dava açılmıştır. Oysa boşanmakla davalı kadının yetim maaşı alabileceği davacı tarafından öngörülebilir bir durum olup, davacı koca da bunu bilerek ve sırf boşanmayı gerçekleştirmek amacıyla yoksulluk nafakası ödemeyi kabul etmiştir. Buna rağmen nafakanın kaldırılması ya da azaltılması istemiyle dava açılması, hakkın kötüye kullanılması olduğu gibi, iyi niyetle ve ahde vefa ile de bağdaşmamaktadır. Tarafların 7 ay öncesine göre sosyal ve ekonomik durumlarında olağanüstü bir değişiklikte olmadığına göre delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu nafakanın indirilmesi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

 

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Boşanma Kararının Tebliğinin Uzun Süre Sonra İstemi Anlaşmalı Boşanma Hükümlerinin Hukuka Uygunluğu/Aykırılığı

Related Posts

Yargı Kararı

Eşit Kusur Durumunda Bile Kadına Yoksulluk Nafakasına Hükmedilebileceğine Dair Karar

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2013/14134 K. 2013/27809 T. 27.11.2013 DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından; kocanın kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat ve nafakalar ile davacı-karşı davalı koca lehine hükmolunan manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak […]

Yargı Kararı

Facebook’ta Çok Vakit Geçirmenin Kusur Sayılacağına İlişkin Karar

2. Hukuk Dairesi 2014/19849 E. , 2015/4186 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :İvrindi Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :12.02.2014 NUMARASI :Esas no: 2013/106 Karar no:2014/25 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, “davalıya yüklenebilecek ve davacı için boşanmayı […]

Yargı Kararı

Hukuka Aykırı Delilin Dikkate Alınmayacağına Dair Karar

2. Hukuk Dairesi 2015/19097 E. , 2016/12155 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiştir. Davalı kadına mahkemece yüklenen […]

Yargı Kararı

Ölüm Tarihinden 1 Yıl Sonra Açılan Tenkis Davasının Süreden Reddi Gerektiği

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/4753 Karar No: 2013/8026 Karar Tarihi: 20.05.2013   ÖZET: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Satış yolu ile yapılan temlikler nedeniyle tenkise hükmedilemeyeceği, ancak bağışlarda tenkis talep edilebileceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca tenkis isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile […]

Yargı Kararı

Aksi Bir Delil Sunulamaması Halinde Tenkis Davasında Hak Düşürücü Sürenin Dava Tarihi Değil Daha Sonraki Bir Tarih Olarak Değerlendirilmesi Gerektiği

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/6493 Karar No: 2019/1739 Karar Tarihi: 11.03.2019   ÖZET: Bilindiği üzere; tenkis davalarında hak düşürücü süreyi düzenleyen Türk Medeni Kanununun 571. maddesinde iki ayrı ilkeye yer verilmiştir. Birincisi saklı payın ihlal edildiğini öğrenme gününü esas alan bir yıllık süre, diğeri ise, vasiyetnameler için açıldıkları günden, tenkise tabi diğer bütün […]

Back To Top
manavgat avukat

İletişim:

+905425139898

+902425139898

info@antalya.law

Adres

Hacet Mahallesi, Canlılar Sokak,
Avukatlar İş Merkezi, No: 7, Daire: 2-3
Alanya / Antalya

Copyright © 2020 Aşıkoğlu Hukuk ™ Aşıkoğlu Uluslararası Hukuk Bürosu, Her Hakkı Saklıdır

WhatsApp us