Menu
En iyi Manavgat Avukatı
  • Anasayfa
  • Biz
  • İletişim
  • Blog
Close Menu
11/06/2021

Manavgat Avukat Yargı Kararı

T.C.
YARGITAY
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/20170
Karar No: 2017/9884
Karar Tarihi: 12.06.2017
NAFAKANIN KALDIRILMASI DAVASI – NAFAKANIN ALACAKLI TARAFIN
YENİDEN EVLENMESİ HALİNDE KENDİLİĞİNDEN KALKACAĞI –
DAVACININ DAVA DİLEKÇESİNDE DAVALININ BAŞKA BİRİYLE EVLİYMİŞ
GİBİ YAŞAMINI SÜRDÜRDÜĞÜ İDDİALARI HAKKINDA ARAŞTIRMA
YAPILMASI GEREĞİ
ÖZET: İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi halinde
kendiliğinden kalkar ve dava konusuz kaldığından hâkim, tarafların davanın açıldığı tarihteki tarafların
haklılık durumuna göre, yargılama ve vekalet ücreti giderlerini takdir ve hükmeder. Buna göre,
mahkemece davacının dava dilekçesinde davalının başka biriyle evliymiş gibi yaşamını sürdürdüğünü
ileri sürerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiş olduğu göz önünde bulundurularak,
davacının bu hususta tanıkları da dinlenilerek varılacak sonuca göre davanın açıldığı tarihteki tarafların
haklılık durumuna göre yargılama giderlerini ve vekalet ücretini takdir ve hükmetmesi gerekirken,
eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
(4721 S. K. m. 176) (6098 S. K. m. 326, 331, 332) (1086 S. K. m. 417)
Taraflar arasındaki nafakanın kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda,
davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz
edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar
okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili; tarafların Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/143 Esas 2012/51 Karar sayılı ilamı ile
boşandıklarını, davalıya aylık 250,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının başka biriyle
evliymiş gibi yaşamını sürdürdüğünü bu nedenle yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar
verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 02/05/2012 tarih 2010/143 E
2012/51 Karar sayılı kararı ile davacı aleyhine verilen yoksulluk nafakasının Kaldırılmasına karar
verilmiş, hüküm davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava; yoksulluk nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Kural olarak, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın
artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. (TMK m. 176/4)
İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden
evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme
olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat
sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. (TMK m. 176/3)
Bununla birlikte, yargılama giderleri, davada haksız çıkan, eş söyleyişle aleyhine hüküm verilen tarafa
yükletilir (HMK m.326/1; HUMK m.417/I c.1). Bir davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini, haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır(6100 sayılı
HMK m.326/2; 1086 sayılı HUMK m. 417/ I c.2).
Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK’nun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” 331.
maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar
verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık
durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; “Yargılama Giderlerine Hükmedilmesi”
başlıklı 332. maddesinde de; yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği; yargılama gideri,
tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterileceği; hükümden
sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa
yükletileceğinin, mahkemece ilamın altına yazılacağı, düzenlenmiştir.
Davacı taraf, yukarıdaki yasa hükümleri gereğince; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş
gibi yaşadığı iddiasıyla yoksulluk nafakasının kaldırılmasını istemektedir.
Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/143 Esas 2012/51 Karar sayılı ilamı ile tarafların
boşanmalarına ve davalı lehine aylık 250 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde davalının başka biriyle evliymiş gibi yaşamını sürdürdüğünü
ileri sürerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece davalının yargılama
esnasında yeniden evlendiği nazara alınarak davanın kabulüne dair karar verilmekle birlikte davacı
lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak ne var ki, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi
halinde kendiliğinden kalkar ve dava konusuz kaldığından hâkim, tarafların davanın açıldığı tarihteki
tarafların haklılık durumuna göre, yargılama ve vekalet ücreti giderlerini takdir ve hükmeder.
Buna göre, mahkemece davacının dava dilekçesinde davalının başka biriyle evliymiş gibi yaşamını
sürdürdüğünü ileri sürerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiş olduğu göz önünde
bulundurularak, davacının bu hususta tanıkları da dinlenilerek varılacak sonuca göre davanın açıldığı
tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini ve vekalet ücretini takdir ve
hükmetmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmemiş, bu husus bozmayı
gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan
temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086
sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.06.2017
gününde oybirliğiyle karar verildi.

Önceki yazı Sonraki yazı

Related Posts

Yargı Kararı

Eşit Kusur Durumunda Bile Kadına Yoksulluk Nafakasına Hükmedilebileceğine Dair Karar

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2013/14134 K. 2013/27809 T. 27.11.2013 DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından; kocanın kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat ve nafakalar ile davacı-karşı davalı koca lehine hükmolunan manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak […]

Yargı Kararı

Facebook’ta Çok Vakit Geçirmenin Kusur Sayılacağına İlişkin Karar

2. Hukuk Dairesi 2014/19849 E. , 2015/4186 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :İvrindi Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :12.02.2014 NUMARASI :Esas no: 2013/106 Karar no:2014/25 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, “davalıya yüklenebilecek ve davacı için boşanmayı […]

Yargı Kararı

Hukuka Aykırı Delilin Dikkate Alınmayacağına Dair Karar

2. Hukuk Dairesi 2015/19097 E. , 2016/12155 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiştir. Davalı kadına mahkemece yüklenen […]

Yargı Kararı

Ölüm Tarihinden 1 Yıl Sonra Açılan Tenkis Davasının Süreden Reddi Gerektiği

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/4753 Karar No: 2013/8026 Karar Tarihi: 20.05.2013   ÖZET: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Satış yolu ile yapılan temlikler nedeniyle tenkise hükmedilemeyeceği, ancak bağışlarda tenkis talep edilebileceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca tenkis isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile […]

Yargı Kararı

Aksi Bir Delil Sunulamaması Halinde Tenkis Davasında Hak Düşürücü Sürenin Dava Tarihi Değil Daha Sonraki Bir Tarih Olarak Değerlendirilmesi Gerektiği

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/6493 Karar No: 2019/1739 Karar Tarihi: 11.03.2019   ÖZET: Bilindiği üzere; tenkis davalarında hak düşürücü süreyi düzenleyen Türk Medeni Kanununun 571. maddesinde iki ayrı ilkeye yer verilmiştir. Birincisi saklı payın ihlal edildiğini öğrenme gününü esas alan bir yıllık süre, diğeri ise, vasiyetnameler için açıldıkları günden, tenkise tabi diğer bütün […]

Back To Top
manavgat avukat

İletişim:

+905425139898

+902425139898

info@antalya.law

Adres

Hacet Mahallesi, Canlılar Sokak,
Avukatlar İş Merkezi, No: 7, Daire: 2-3
Alanya / Antalya

Copyright © 2020 Aşıkoğlu Hukuk ™ Aşıkoğlu Uluslararası Hukuk Bürosu, Her Hakkı Saklıdır

WhatsApp us