Menu
En iyi Manavgat Avukatı
  • Anasayfa
  • Biz
  • İletişim
  • Blog
Close Menu
11/06/2021

Manavgat Avukat Yargı Kararı

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3087
Karar No: 2018/6972
Karar Tarihi: 28.06.2018
TAKİBİN İPTALİ İSTEMİ – NAFAKANIN KALDIRILMASINA İLİŞKİN BİR
MAHKEME KARARI OLMADAN TAKİP DAYANAĞI NAFAKA İLAMININ
GEREKÇESİNİN YORUMLANMASI SURETİYLE TAKİBİN İPTALİNE KARAR
VERİLEMEYECEĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: her ne kadar her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre incelenip
sonuçlandırılarak hükme bağlanır ve şikayet tarihi olan 12.02.2015 tarihi itibariyle ortada nafakanın
kaldırılmasına ilişkin bir dava bulunmuyor ise de; mahkemenin karar tarihinden önce şikayetçi borçlu
tarafından açılan ve işbu şikayetin temyiz incelemesi sırasında sonuçlanan nafakanın kaldırılması
davasının reddine ilişkin aile mahkemesince verilen kararın işbu şikayette nazara alınması gerekir.
Zira; icra hukuk mahkemesi dar yetkili bir mahkeme olup, kanunda kendiliğinden sona ereceği
belirtilen nafakalar dışında (TMK’nun 328/1. maddesi gereğince reşit olma halinde iştirak nafakasının,
TMK’nun 176/3. maddesi gereğince yeniden evlenme yada ölüm halinde yoksulluk nafakasının
kendiliğinden sona ermesi gibi), nafakanın kaldırılmasına ilişkin bir mahkeme kararı olmadan takip
dayanağı nafaka ilamının gerekçesinin yorumlanması suretiyle takibin iptaline karar verilemeyeceği
tabiidir. O halde mahkemece, şikayetçi borçlu tarafından açılan takip dayanağı yardım nafakasının
kaldırılmasına ilişkin davanın, … … 11. Aile Mahkemesi’nin 02.02.2016 tarih ve 2015/128 E. – 2016/54
K. sayılı dosyasında reddedilmiş olduğu da nazara alınarak, şikayetin reddine karar verilmesi
gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
(4721 S. K. m. 176, 328)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin
alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava
dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm
belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında aile mahkemesince hükmedilen yardım nafakası alacağına ilişkin
ilama dayalı olarak ilamlı icra takibi başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip
dayanağı ilamda, ilama konu yardım nafakasına, alacaklının lisans eğitimini tamamlamasına kadar
hükmedildiğini, alacaklının üniversite tahsilini 08.5.2014’te tamamlamış olması ve avukat stajyeri
olarak çalışma hayatına başlaması nedenleriyle takip konusu nafakaları isteme hakkı bulunmadığını
ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, takip talebinde istenen aylara ilişkin nafakaların,
alacaklının lisans eğitimini tamamlamasından sonraki aylara ilişkin olduğu gerekçesiyle şikayetin
kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Takip dayanağı … 6. Aile Mahkemesi’nin 08.5.2014 tarih ve 2013/792 E. – 2014/430 K. sayılı ilamının
incelenmesinde; “davanın kısmen kabulü ile aylık takdiren 850,00 TL üniversitede okuyan davacı için
yardım nafakasının dava başından başlamak üzere davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine”
hükmedildiği, kararın gerekçe kısmında ise, ” … MK 4. maddesi 365 – 366 maddeleri dikkate alınarak
tahsili bitinceye kadar dava başından geçerli olmak üzere davacının davasının kısmen kabulü ile … ”
ifadelerine yer verildiği, işbu şikayetin incelenmesi sırasında, şikayetçi borçlu tarafından … … 11. Aile
Mahkemesi’nin 2015/128 E. – 2016/54 K. sayılı dosyası ile nafakanın kaldırılması davasının açıldığı ve
söz konusu davanın, işbu şikayete ilişkin karar tarihinden sonra 02.02.2016’da sonuçlanarak, halen
yüksek lisans eğitimine devam eden davalının gelir getiren bir işte çalışmadığı gerekçesiyle davanın
reddi yönünde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, her ne kadar her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre incelenip
sonuçlandırılarak hükme bağlanır ve şikayet tarihi olan 12.02.2015 tarihi itibariyle ortada nafakanın
kaldırılmasına ilişkin bir dava bulunmuyor ise de; mahkemenin karar tarihinden önce şikayetçi borçlu
tarafından açılan ve işbu şikayetin temyiz incelemesi sırasında sonuçlanan nafakanın kaldırılması
davasının reddine ilişkin aile mahkemesince verilen kararın işbu şikayette nazara alınması gerekir.
Zira; icra hukuk mahkemesi dar yetkili bir mahkeme olup, kanunda kendiliğinden sona ereceği
belirtilen nafakalar dışında (TMK’nun 328/1. maddesi gereğince reşit olma halinde iştirak nafakasının,
TMK’nun 176/3. maddesi gereğince yeniden evlenme yada ölüm halinde yoksulluk nafakasının
kendiliğinden sona ermesi gibi), nafakanın kaldırılmasına ilişkin bir mahkeme kararı olmadan takip
dayanağı nafaka ilamının gerekçesinin yorumlanması suretiyle takibin iptaline karar verilemeyeceği
tabiidir.
O halde mahkemece, şikayetçi borçlu tarafından açılan takip dayanağı yardım nafakasının
kaldırılmasına ilişkin davanın, … … 11. Aile Mahkemesi’nin 02.02.2016 tarih ve 2015/128 E. – 2016/54
K. sayılı dosyasında reddedilmiş olduğu da nazara alınarak, şikayetin reddine karar verilmesi
gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle
İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek
halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
28.06.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

Önceki yazı Corona Salgını Nedeniyle İptal Edilen Tatiller İle İlgili Tüketicinin Sahip Olduğu Haklar Nelerdir?

Related Posts

Yargı Kararı

Eşit Kusur Durumunda Bile Kadına Yoksulluk Nafakasına Hükmedilebileceğine Dair Karar

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2013/14134 K. 2013/27809 T. 27.11.2013 DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından; kocanın kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat ve nafakalar ile davacı-karşı davalı koca lehine hükmolunan manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak […]

Yargı Kararı

Facebook’ta Çok Vakit Geçirmenin Kusur Sayılacağına İlişkin Karar

2. Hukuk Dairesi 2014/19849 E. , 2015/4186 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :İvrindi Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :12.02.2014 NUMARASI :Esas no: 2013/106 Karar no:2014/25 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, “davalıya yüklenebilecek ve davacı için boşanmayı […]

Yargı Kararı

Hukuka Aykırı Delilin Dikkate Alınmayacağına Dair Karar

2. Hukuk Dairesi 2015/19097 E. , 2016/12155 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiştir. Davalı kadına mahkemece yüklenen […]

Yargı Kararı

Ölüm Tarihinden 1 Yıl Sonra Açılan Tenkis Davasının Süreden Reddi Gerektiği

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/4753 Karar No: 2013/8026 Karar Tarihi: 20.05.2013   ÖZET: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Satış yolu ile yapılan temlikler nedeniyle tenkise hükmedilemeyeceği, ancak bağışlarda tenkis talep edilebileceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca tenkis isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile […]

Yargı Kararı

Aksi Bir Delil Sunulamaması Halinde Tenkis Davasında Hak Düşürücü Sürenin Dava Tarihi Değil Daha Sonraki Bir Tarih Olarak Değerlendirilmesi Gerektiği

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/6493 Karar No: 2019/1739 Karar Tarihi: 11.03.2019   ÖZET: Bilindiği üzere; tenkis davalarında hak düşürücü süreyi düzenleyen Türk Medeni Kanununun 571. maddesinde iki ayrı ilkeye yer verilmiştir. Birincisi saklı payın ihlal edildiğini öğrenme gününü esas alan bir yıllık süre, diğeri ise, vasiyetnameler için açıldıkları günden, tenkise tabi diğer bütün […]

Back To Top
manavgat avukat

İletişim:

+905425139898

+902425139898

info@antalya.law

Adres

Hacet Mahallesi, Canlılar Sokak,
Avukatlar İş Merkezi, No: 7, Daire: 2-3
Alanya / Antalya

Copyright © 2020 Aşıkoğlu Hukuk ™ Aşıkoğlu Uluslararası Hukuk Bürosu, Her Hakkı Saklıdır

WhatsApp us